ısparta iline bağlı şirin bir ilçe olan sütçüler insanlarının sıcaklığı,yardımseverliği,konukseverliği ilçeye geldiğinizde göze çarpan özellikleridir...
Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Isparta - SütçülerIsparta - Sütçüler
SÜTÇÜLERSÜTÇÜLER
İlçesiİlçesi
wwwwww
.sutculerliler..sutculerliler.
comcom
SUYAD 2017 FUTBOL SUYAD 2017 FUTBOL

Hoşgeldiniz... Hoşgeldiniz...

Eklenti Kur
Radyo Radyo

Kaydol
E-Bülten E-Bülten

EtkinlikEtkinlik Kayıt Formu Kayıt FormuEtkinliklere kaydolmak için tıklayınız
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın
İletişimİletişim Formu Formuinfo@


TAKVİM TAKVİM

Reklamlar Reklamlar

ZİYARETÇİ DEFTERİ

ADNAN ÖZBALCI
24 Temmuz 2014
BAYRAM GELİYOR BAYRAM YİNE DELİ GÖNÜL ÇOŞTU BİRŞEY KARALAMADAN EDEMEYECEĞİM: Ramazan bayramı oruç tutumanın akabinde bu sevinci yaşamak, oruçlar tutuldu Allah kabul etsin açlık susuzluk yokluk yoksulluk nedir bunun idrakine varıldı.içimizde heyacan var her zaman aynı şeleri yazıp durmayalım acı özlem hasret içinde yanıp tutuşan insanlar var maddi imkansızlık var varda var.yine yollara düşme var biliyorsunuz gönülleri ziyaret kabeyi ziyaret gibidir gönüller ziyaret edilecek, mezarlar ziyaret edilecek bu çok önemli evet din insanları kucaklayacak kavuşturacak yumuşatacak ve insanları birbirinle buluşturacak.inan olsun köye gidiyorum bayram namazı o Namaz için toplanan insanlardaki heyecen inan olsun insanın nerdeyse kalbini patlatacak görmediğin insanları görmek hasret gidermek kucaklaşmak dertleşmek insanın yükünü hafifletiyor biliyormusunuz insan birbirini görmeye ihtiyaç duyuyor diyorya Neşet ERTAŞ GÖNÜL ARZ EYLİYOR DOSTU GÖRMEYİ ENGEL BIRAKMIYOR BUNA NE DERSİN işte gönül arz eyliyor dostu görmeyi engel bırakmıyor buna dersin yaa bizler herşeye doyduk dünya malını öbür tarafa götürme imkanımızın olmadığı bir dünyada fazla öğünmeyi bırakıp gönüllerle kalplerle buluşmayı yeğlesek ne güzel olur dimi.insanlara dünya malına dayanarak konuşma basitlik olur hafiflik olur en büyük zenginlik manevi zenginlik bir insana bile gülme tebessüm gösterme ne kadar önemli ebediyete göçenler çok şey götürmediler dünyada ki oyuncaklarını bırakıp gittiler bizlerde öyle olacağız dünyadaki oyuncaklar kalıp biz gideceğiz.köye gelip bayram yapamayanlar kendi insanınla bayram geçiremeyenler var onların acısı çok büyük onların derlerini deşmeyelim bizim gönüllerde istiyorki onlarla beraber olmak onların güzel yüzlerini güzel gönüllerini görmek istiyoruz sadece onların ölüm haberlerini beklemek ve onları ebediyete uğurlamak bizleri mutsuz ediyor ben bayramlarda böyle günlerde hassaslaşıyorum gönlüm o kadar alçalıyorki bilemiyorum bu duygu ve düşüncelerimi bile sizinle paylaşmassam üzülüyorum bu kadar mutsuz ve sessiz kaldığımız bir dünyada sessizliğe onay vermek de doğru değil insanın insan eline gönlüne tutunmak isteği zamanlar olur böyle beklentileri olan olur bunları anlamazsanız sizinde yaşamınızın bir anlamı olmaz bana göre ben aslında çok konuşmayı belkide sevmiyorum ama inan olsun sessiz kaldımmı konuşmadığım günler olur mesaimde kaç kişi neden konuşmadığı sorar derim bugün sukunet içimde dünyayı seyretmek istiyorum desemde beni rahat bırakmazlar sağımdan solumdan deşelemeye başlarlar işte birşey yazmazsak bile bu sitede mutsuzluk hat safhada olur.bunu anlamak buna duyarlı olmak lazım.ben geliyorum köye bayrama dönüşte söyleyeceklerim olur şimdi birde yeni bir huy başladı bende resim çekme ve görüntüleme bu bayramda çok foto çekeceğim ve sizlerle facebookta paylaşacağım hayatı benle keyifle paylaşacaksınız rahat olun belkide ben bile hayatın tazeliğini yeni anlıyorum öyle herşeyi paylaşıyorum inanıyorumki facede bile isanların benden beklentisi olur acaba yine yeni ne paylaşacak diye insanlara pozitif enerji vermek yaşama sevinci olmak ne kadar güzel birşey dimi.bayrama gelirken dikkatli gelin direksiyona oturduğunuzda kaç kişi size canını emanet etiğinin bilincinde olun bunun sorumluluğu ve vebali büyük yapacağınız bir hata veya sabırsızlık canlara malol oluyor lütfen bu söylediğimi iyi düşünün sorumlu davranın aşırı süratli gitmeyin varsın bir iki saat geç olsun geç geldi desinler ama geçmiş olsun demesinler lütfen,o masum insanları hayatlarını karatmayın sizlere çok büyük sorumluluk düştüğünün bilincinde olun.biryere giderken büyükleri ziyarete küçükte olsa gönülleri alacak bir hediye götürün hatırlanmak ona değer vermek bunlar çok önemli dünya sadece hal ve hatır sormaylada olmaz bizlerin sorumlulukları olur birisi belki size birşey demez ama siz kendinize birşey deyin kendinizi sorgulayın dünyada insan gibi yaşamanında bir bedeli var bunu unutmayın bir çorap bile alıp götürmeniz çok şey insanlara değer verin onları dinleyin hep konuşmayın dinlemekte bir saygı gerektirir ona değer verdiğiniz manasına gelir birde çoğu insan şunu yapıyor bayramlarda ben oraya gitmem böyle şey olmaz gidin toplumla beraber hareket edin ve kimsenin düzenini bozmayın ve vesilede olmayın bakınız bunun da vebali çok büyük huzur bozucu olmak çok kötü.ben böyle insanları açıkçası sevmiyorum,üzerinize ne gbi bir vazifa düşüyor ise bunu adam gibi yapmak lazım adam gibi adam olmak lazım,adam olmak bir özellik ister bu vasıfları üzerinizde her ne pahasına olursa olsun taşıyın sizi ister sevsinler ister sevmesinler ama siz o özveriden kaçınmayın.BOĞAZKÖYDE BAYRAM FARKLI OLUR BÜTÜN EVLER YAŞAYAN OLSUN OLMASIN ZİYARET EDİLİR KURAN OKUNUR bizde DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN VARDIR fazla yormadan konyu sonuca bağlayalım diyelimki tüm İslam Alemine insanlığa ve insanımıza bayramınız şimdiden tebrik ediyor kutluyoruz diyelim ve bayramlaşalım birbirimize olan haklarımızı helal edelim bende de helal olsun YUNUS'un tabiri ile SEVELİM SEVİLELİM DÜNYA KİMSEYE KALMAZ hayırlı bayramlar sürç-i lisanımız oldu ise affola.sizleri seviyorum.hayırlı bayramlar köyde ve ilçemizde buluşmak kavuşmak görüşmek umuduyla Oruçlarımız kabul olsun.Hoşcakalın.
ADNAN ÖZBALCI
17 Temmuz 2014
"Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince Günler şu heyulayı da er geç silecektir Rahmetle anılmak ebediyet budur amma Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir?" M.Akif ERSOY Evet burda bu konuya başlamadan önce Milli Şair Mehmet Akif ERSOY'u Rahmetle anmak ona çok büyük saygı duymak onun şahsiyetini zedelemeden yazı yazmak için bu resmim adlı şiirinle başlamak istedim burda konuya bu başlıkla girer iken Milli Şairimize çok büyük saygı hürmet muhabbet içerisinde bu şiirinde insana duyduğu çok büyük bir saygı var hiçbirşeyi abartmadan beni anlamak isteyen anlar demek istiyor.büyüklük demiyeceğim kendine has kendini derinlik anlamında böyle ölçüyor.siz yeterki birşeyler verin bu insanlığa diyor.sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir derken bu şiir çok manidar yani anlamlı burda bugün bu yazıyı yazarken insanlar arası iletişimden bahsedecektim hemen aklıma bu konu geldi iletişim derken Milli Şairin kendi insanınla iletişim bakımından bir sıkıntısı yok sıkıntısı olan bizleriz.biz ona mazhar olamayız derken o başarıya ulaşamayız o deha bir insan bunu belirtmek lazım. şimdi ben insanlar arası iletişime çok önem veririm keşke bizlerde çok kültürlü çok tahsilli insanına milletine birşey vermiş bir insan olarak gönüllerde yer alsaydık sessiz yaşamak derken M.Akif'in kendi tanımı başka benim demek isteyeceğim bir başka hoca kendi özgüveninden bahsediyor sessiz yaşadım derken bizde ne o kültür ne o ruh nede o düşünce var çünkü o o kadar yüksek bir iman gücü ile anlatıyor kendisini o iman gücünün o yüksek mertebesi ile yetiştirmişki kendini bizi okumak ve onu anlamak kalıyor geriye düşünebiliyormusunuz şimdi bizlerin perişan halimiz var hep bu dünyada yemek içmekle geçireceğimiz bir ömürmü tercih yoksa okuyup yazmak insana birşeyler vermekmi böyle bir muhasebe içinde kendimizi sorgulamamız lazım bize derler ne anlıyorki yazmaktan bizler bunları yazmak ve anlatmassak olurmu o zaman eksiklik olur.herkes yaşadığı dünyayı algılamalı sorgulamalı ve kendine ceki düzen vermeli demeli ki kendine bu insanlığa birşey vermeden çalışmadan okumadan anlatmadan işte geldim gidiyorum dememeli böyle dersek bu bizim vicdanımızı yaralar.işte bizler gelişi güzel hayatın yaşamın gündemini oluşturan konularla vakit geçiriyoruz bazen kendimizi sorguluyoruz böyle bilimsel konular yazsak okur bizden sıkılır kaygısıda taşıyarak belkide en büyük yalnışı yapıyoruz bunu itiraf etmek lazım.konuyu fazla uzatmadan Mehmet Akif Hocayı anlamak ona büyük bir muhabbet ve saygı çercevesinden esinlenerek insanlara birşey vermek onları anlamak ve onlarında sizi anlaması için gayret ve çalışmanız olması lazım yoksa sen hiçbirşey verme bu insanlığa bir kelam etme sonra de benden bahset bunu düşünmek bile istemiyorum bu beni son derece rahatsız eder varsın desinler bana boş işlerle uğraşıyor hep aynı konuları döndüre döndüre yazıyor ne derlerse desinler benim bu insanlığa bir kelime ve bir cümlede olsa verdiğim birşeyler olduğuna inanıyorum.bizler okuyalım anlamadığımız ebediyete intikal etmiş insanlar var ise onların eserlerini okuyarak rahmetle analım mekanları cennet olsun diyelim onların bizlere sessiz diye adlandırdığımız bizlere bıraktıkları kitapları okuyalım ve onları anlayalım.onların ne demek istediğini iyi analiz edelim ve yorumlayalım.lütfen bu dediklerimi ve yazdıklarımı kesinlikle hakaret bazında yazmış gibi düşünmeyelim.doğrusu neyse onu yapalım onu söyleyelim.Mehmet Akif Hoca sessiz yaşadım dedi ama onun Türk Milletine en büyük armağını bizim özümüzü ruhumuzu anlatan o derinlik ve güzellik içinde bizi anlatan İstiklal Marşımızı her zaman her yerde söyleyerek onu sessizlikten alıp sesli yaşatıyoruz ne mutlu Mehmet Akif hocaya ne mutlu bizlere,bizlere büyük bir miras bıraktı gitti.işte insanına birşey vermek ve anlatmak bu derinlik bağlamında bu kadar güzel birşey bilmem bu konuyu anlata bildimmi kısaca hepimizin aslında görevlerinden biride geriye birşey bırakmak insanına birşeyler anlatmak hem kendini hemde onları yaşatmak.bizlerin zaman zaman sürç i lisanımız oldu ise affola yani haddimiz aşan birşey oldu ise affola kısaca kendi insanımızla hemhal olmak lazım yani bütünleşmek lazım.onun içinde anlama ve anlatmak içinde gayret sarfetmek lazım Mehmet Akif Hoca sessiz yaşadım derken bu kadar büyük hizmetler vermenin karşılığında kibarlığından bahsediyor ya biz birşey verme ondan sonra gel kibarlıktan bahset nerde işin burasında bu bağlamda kibarlık ya işte bizim düşünmemiz gereken hadise bu benim ne karakaşım nede kara güzüm içimizde mutlaka birşeyler olacak birileri bizi okuduğunda bize teşekkür edecek.sonuç olarak Mehmet Akif Hocanın insanın öldükten sonra geride ne olması gereği ile ilgili bir sözünle veda edelim.İnsan insan olmalıdır ki bırakmalı bir eser bir eşek göçtümü ondan da geriye kalacak nihai bir semer.hoşcakalın.
ADNAN ÖZBALCI
15 Temmuz 2014
İNSAN YAŞLANDIMI HEM OLGUNLAŞIYOR HEMDE GÖNÜL ALÇALIYOR BEN BUNU GÖRÜYORUM İNSANOĞLUNDA: Düşünüyorumda gençken insan deli dolu oluyor ne oldum delisi oluyor cabuk kızıyor herşeyin muasebesini tam hesap edemiyor edemediği gibi tutturamıyorda olgunluk öyle güzel birşey ki bu yaşı yaşamakta bambaşka bir duygu doğal sıcak ve samimi sevecen bir ruh haliniz oluyor insanlarla iletişiminiz kolaylaşıyor.dünya belki insanoğluna çok şey söylüyor insanları iyi tanıyorsunuz onlara nasıl ne konuşacağınızın muhasebesini iyi yapıyorsunuz yani kısaca ne numara yeme nede numara cekme cağınız geçmiş ve olgunlaşmışsınız artık herşeye kulak asmıyor herşeyin peşinden koşmuyorsunuz herşeyi doğal akışına bırakıyorsunuz bizim için en iyi istirahat belki pelit ağacının dibinde uzanıp koyu gölgede tabiatı seyretmek size az karpuz biraz domates peynir ve fanta cok bile geliyor dünyayı sessiz yaşama cağıdır olgunluk herkese çok aşırı takılamıyorsunuz konuşmalarınız hesaplı bunun yanında bakıyorsunuz dünya boş herşey beyhude çalışıp kazandığınız mallar yeryüzünde kalıyor yerin altına inmiyor inen sadece siz ve sizin bedeniniz insan şundan da etkileniyor hayatı paylaştığınız insanların ölmesi sizi son derece olumsuz etkiliyor demekki hayat onlarla güzelmiş onlarla konuşuyor gülüşüyor kavga ediyorduk şimdi onlar yok ya şimdi kimlerle kavga edeceğiz işte muhasebe bu bizimde kendimize göre eski cağ ve yeni çağımız var geriye baktığımızda 40 yıllık zaman eski şimdi ki yeni çok şeyler değişti biz eskilerle yaşıyor onlarla yatıp onlarla kalkıyoruz çünkü biz onları gördük onlarla mutlu olduk şimdiki çağ ne olursa olsun aklımız hep gerilerde biz en iyisi bundan sonra birbirimizi daha çok sevelim daha çok ilgi duyalım dünya boş hani yunus dediya dünya fani ölüm ani işte ölüm anlık bizler köyümüze gittiğimizde etrafımıza bakıyoruz bakmasınada içimizde bir şaşkınlık var bunlar bizimmiydi biz bunlarlamı uğraştık niye uğraştık aklımız yokmu idi niye şimdiki zamanı o devirlerde şehirde armadık diyede muhasebesel bir sıkıntımız var ama ne yaparsak yapalım ne düşünürsek düşünelim herkes doğdu çağın gereklerini yaşıyor ve yaşar bizde o devrin gereklerini yaşadık.sonuca baksak olgunluk güzel insanı anlamada güzel iletişimde güzel olgunluk bir tat bir lezzet bir samimiyet ve insanın birbirini anlaması.
ADNAN ÖZBALCI
10 Temmuz 2014
TATİLEDE ÇIKAMADIM HABER HAVADİSDE YOK GÖNLÜM İYİCE PASLANDI 04 AĞUSTOS VE 18 AĞUSTOS ARASI İZİNDE OLACAM İNŞALLAH GÜZEL HABERLER DUYAR GÖRÜR ŞAHİT OLUR YAZARIM: Evet 01 ağustos allah nasip kısmet ederse ankara yeğenin düğününde olacam ilçemizde şenliklerde var o tarihlerde ama nasıl olacak bilemiyorum inşallah iyi olur hayırlara vesile olur iyice sıkıldım aynı monoton bir hayat insanın yaşama sevincini alıp götürüyor siz yaşama sevinciniz olmadımı okurada yaşama sevinci veremiyorsunuz geçenlerde facede dedimki sütçülere gidecem sütçülere gittim kaç kişi bana şunu söyledi sütçülere geleceğini biliyoruz biz yazan insanlar olduğumuz için kafamızın içi herşeyle meşgul oluyor iyiye güzele çirkine bakıyorsun olumlu olumsuzluğa bakıyorsun ve bunları ekrana taşıyor okura sunuyorsun hiç ilçenizin yazanı çizeni yok dertlerinlede ilgilenen yok oldumu bu şimdi yazan adam olacak eksiklikleri görecek söyleyecek ve yazacak biz bu eksiklikleri yazmaya yazıyoruz ama kimseyi deşifre etmiyoruz şu demiyoruz eğer bir yalnış var ise biz buna genel doğrular adına yazıyoruz onlarada diyoruzki böyle olsun şöyle olsun hem sizin hemde bizim menfaatimiz olsun bu işlerde diyoruz herhalde bunda da yalnış yaptığımız birşey söylenemez herşey aslında bir garip varya insanların duyarsızlığı maneviyattan uzaklaşması dünyada yaşamak anlamsız gibi sen sözylemezsen sen yazmazsan nasıl cıkar bu karanlıklar sabaha diyorya şair işte böyle birşey aslında bizimde işimiz zor klavyeye parmaklarımız giderken kendimize şunu soruyoruz yanlış birşeymi yapıyoruz acaba dediğimiz oluyor hep insanın duyguları okşama azıcık zülfü yare dokunsanız kimse sizi sevmiyor kimse sizden hoşlanmıyor yazma sanatı bu kadar zor okur yıllarca sizi sever birgün öyle bir yazı yazarsınızki bakmışsınız herkes sizden bir anda nefret etmiş ve dünyanın en kötü adamı siz olmuşsunuzdur yıllardır verdiğiniz bütün emekler bir bakmışsınızdır beyhude olmuştur.aslında bizler çok değişimlere güzelliklerin oluşmasına vesile oluyoruz aşağı yukarı 16 gündür yazmıyorum bakıyorum okur siteye giriyor bizi arıyor aslında yazıyorumda bazı yazılarımda yayımlanmıyor demekki site yöneticisi uygun bulmuyor bunada saygı gösteriyorum şimdiye kadar yazdım sağolsun okurda beni okudu vicdan azabı olarak duyduğum hiç bir acım olmadı zaman zaman bizlerde yanlış anlaşılmalar oldu tartıştığımızı konularda oldu ama herşey ne dedik ise yolunda düzgün gitti çok şükür ben zaten acı ve ızdırap duyacağım bir işi yapmam ve o ruhuda gönlümde taşımam açıkça söylemek gerekirse hep kimle olursa olsun arkadaşlığımız halen devam ediyor yani her zaman hem düz yazmakta olmuyor eleştiride olacakki okurda keyif alsın herşeye iyi demekle iyi olmuyor birşeyin doğallığınıda olduğu gibi yazmak lazım.yazacağınız birşey eğrisiyle doğrusu ile olmalı güzel olan as olan bu bunları söylerken memleketin eksikliklerini yazmazsak gördüğümüz yanlışları genel doğrular adına söylemezsek buda olmaz bu hiçbirimize kâr getirmez.birimizin eksikliği hepimizin eksikliği gibidir.ama ben bunları yazarken güzellikler doğrultusunda yazıp anlatacağım rahat olun bizim insanımızın menfati olur zararı olmaz.aslında herşey yazarakta olmaz sizi yöneten yöneticinizle çok samimi dostluğunuz var onada söylenmesi gerekir nelerin doğru nelerin yalnış olduğu yöneticide göremeye bilir nelerin doğru nelerin yalnış nelerin eksik olduğunu siz ona güzellikle anlatırsanız o da derki he ben bunu düşünmedim.bu memlekette herkesin bir danışmanı var veya danıştığı biri var bunları yapmakla bizlerin zararı olmaz menfaati olur.ben ne insanları dinledim yalnış düşünüyorlardı bize doğru gibi anlatılar şimdi onlar orda yok ama bizler burda varız.ben genel doğrular adına eksiklikleri güzellikle anlatacağım siz birşeyi beğenmiyorsanız başkasıda onu beğenmez beni ilerki günlerde bekleyin bu gezi yazılarım devam edecek arayada aklımıza gelen konular olursa serpiştiririz.sizleri seviyorum yine birşeyler karaladım okurun gönlü paslanmasın diye Mübarek Ramazan ayımız hayırlara vesile olsun tüm islam alemi ve okurun Ramazan ayının hayra vesile olmasını ibadetlerinin kabulunu yüce allahtan temenni ediyorum dua bizim kurtuluşumuz dua edelim ibadet edelim elimizden geldiğince birbirimizle güzel konuşalım birbirimizi anlayalım anlamaya gayret sarfedelim bizler biraz yörük kültürü icabı inatcı olduğumuz için fazlada inat etmeyelim.sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz diyerek yunus emrenin tabiri ile konuyu kapatalım hoşcakalın mutlu kalın.
ADNAN ÖZBALCI
24 Haziran 2014
BU HAFTA SONU SÜTÇÜLERDEYDİM: Evet yaz geldimi fırsat buldum mu doğru cebele gitmek olur işim İstanbul dan yeğenim iş adamı Mustafa ARACI dedi dayı hafta sonu sütçülere gidelim şöyle gönlümüzün pası silinsin dedi hay hay dedim o geldi İstanbuldan yanıma doğru sütçüler gittik biz arada sıla rahim yaparız bizde şöyle birşey var her yıl devamlı birbirimizle köyde toplanır ailecek biraraya gelir özlem gideririz,beraber yer içer güler gezer mezarlıklar ziyareti yapar böyle gönlümüzün pasını sileriz birlik ve beraberlik içinde güzel günler geçiririz arada bir zengi yaylasına cıkar yayla ziyaretleri yapar cadır kurarız bu dediklerimin her yıl rutindir.bu kısa günde bir Burdur bucak gezisi yaptık pazar gün çandır şehler akşam da sütçüler çınarın dibi dallı içme düğün vardı düğün izleme ve ordan ayrılış.zengi yaylasına yine ziyaret vardı. Bu geziler sırasında memnuniyet duyduğum şeylerde oldu duymadığım şeylerde oldu şöyle diyeyim üstü kapalı bizler birşeyler yapıyoruz ama bakım yok bunları kaderine terkediyoruz oralar temiz değil sıvı deterjan bunlar pahalı şeyler değil gerekirse yevmiyeli insan tutup buralar temizlenmeli inanolsun öyle kıymetli güzel yerler kaderine terkedilmiş ki üzüldüm isim vermeyeceğim deşifre etmeyeceğim kimseyide rahatsız etmeyeceğim ama biraz bizler vicdanlı olmamız gerekiyor. şu emek verdiğimiz yerler veya eserler burayı yaptıktan sonra kaderine terk etmeyelim buraların belli peryot aralığı ile bakımları olsun.bunlara üzülüyorum şimdi desen şurası şöyle burası böyle bu ekranlarda bunları yazmak doğru değil ama üstü kapalı söylüyorum söylemem gerekiyor. şu yaptığımız eserlere sahip çıkalım ben meslek lisesi mezunu olduğum için zaman zaman derim günlük haftalık aylık yıllık bakım diye neler gördüm neler çeşmelerin muslukları yok kimi musluklar boruları kısa betona zarar veriyor ve insan o suyu kullanmakta zorluk çekiyor.bazı yerlerde boya eksikliği var tuvaletler bakımsız giremiyorsun.bizler üstü kapalı şöyle diyeyim bazı yerlerin girişi ücretli olsun 2-3 lira herkes gönlünden ne koparsa ama ücret olsun o para ilede oraların bakımı yapılsın kim vermez bir lira iki lira para herkes verir bunuda akıl eden yok.her zaman söylüyorum işletmelerde kalifiye eleman yok.6-7 kişilik yemek yediğimiz bir yerde bize hizmet eden garson 9 veya 10 yaşlarında çağırdık sorduk bize hizmet edecek eleman bumu verdiği cevap başka müşterimiz varda onla ilgileniyoruz.onlara dedik biz müşteri değilmiyiz veya biz para ödemiyormuyuz cevap yok tabiki. o işletmeye son gidişimiz olacak. her zaman diyorum işletmeler böyle işletilmez daha bunun gerisi var ama gönlüm yazmak ve söylemek istemiyor.bunları şu veya bu demek değil bu dediklerimi işletmeleri kesinlikle ve kesinlikle kötülemek gibi bir niyette değilim böyle amacım yokl bunları kimse böyle kötü anlamasın ama var olanda bir gerçek var gerçek şu işletmeler eğer insana hizmet amacıyla açılmış ve işletiliyorsa bu işletmeler gereği gibi işletilmeli.hem onlar para kazansın hemde biz hizmet alalım cevap şu olmamalı her zaman müşteri olmuyarda abi ne yapalım bizde bunu yapıyoruz bu doğru değil işletme sahipleri her yönlü ile herşeyi değerlendirip ona göre tutum ve davranış sergilemeli.ben şahsım adına hijyenik bir yer bulmazsam oraya bir daha gitmem benim burda amacım güzel hizmet verin müşteri kaçırmayın ve kötü bir intiba bırakmayın işletme nasıl işletilmesi gerekirse öyle işletin.en zor işlerden biride işletmeyi işletmektir.yeri açarsın herşeyi yaparsın ama işletmek için gerekli bilgi ve tecrüben yoksa orayı işletemezsin.öyle bir işletmecilik yapacaksın ki adamın canı birdaha senin yanına gelmek isteyecek.bakın 140 milyon para bırakıyorsun ama bir daha gelmemek şartı ile neden allah aşkına 6-7 kişi davar yemedi normal yiyecek bırak parasını hizmet sıfır adam işletmeye gidiyorsun hoşgeldiniz bile demedi neyse ondan sonra diyoruz abi iyi diyorsunda adam müşteri gelmiyor gelmez bunu binlerce kez dedim müşteriye hizmet iyi olmaz memnun kalmazsa gelmez gardaşım müşteri ilgi ister sıcaklık ister samimiyet ister benim anladığım birşey var biz bu işletmeciliği yapamayacağız,zihniyetimiz kirli bir kere.sadece işletmeler değil onun dışında birçok yerler adam hayrat yaptırmış allah kabul etsin çok güzel ama gelip bir daha yaptığı hayrata dönüp bakmamış ne halde diye adam zannediyorki herşey yaptığım gibi duruyor hayır öyle değil bunlar da işler acısı bir durum memleketin dağında taşındaki çeşmelerle ilgilenilsin yapılan herşeyle ilgilenilsin,bizde de kabahat var öyle insanlar varki tuvaleti kullanmasını bilmiyor ayıp, ayıp ki çok ayıp ya ben bunları yazmak zorunda değilim ama ben bunlara duyarsız kalmayı kabul edemiyorum kendimce üzülüyorum bana aldığım eğitim bunu söylüyor duyarlı ol diyor ben işimi gücümü bırakıp bunları gündeme getirmemeliyim ama o kadar yalnışlar varki içim cız diyor.neden diyor benim köylü yaşlı insanlarım önceden köylerini tertemiz tutarlardı onlar öldü herşey kaderine terkedildi böyle birşey olabilirmi ama oluyor.köyde ilçemde tatil güzeldi yine üstü kapalı diyeceğim bizim bu sitede yazdığımız yazılar dikkate alınıyor bizim ızdıraımızı bazen anlıyorlar ve gereğini yapıyorlar böyle dikkate alınan konular var onları sonra söyleyeceğim sizlere sütçülerde güzel gelişmeler düşünceler var bunları duydum konuştum bunun da zamanı var şimdi erken yorum iyi değil karadiken yolu sucan üstü yol kenarları incir ağaçları dikilmiş sanki orası bir incir vadisi olacak orda çok güzel incir yetişiyor serin olunca burada incir ağaçlarının fazlalaştığını gördüm daha önce bunları yazdım Allah razı olsun buraya duyarlı olanlardan ve bu incirleri yiyen herkes dua edecek bize en çok hayır dua lazım biliyormusunuz bu çok önemli bizi kazalardan belalardan musibetlerden bu hayır için yaptığımız işler koruyor fitre ve zekatlar koruyor.kazandığınız paranın hepsi hep bana olmasın fakir fukarada gözetilsin dua çok önemli.sütçüler güzel ve şirin insanları güzel ama dediğim gibi nereye gidersek gidelim biryerde eksiklik varda yetkimizde var kullanmıyorsak vebal var.işte ben en çok bu veballi işlerden çok korkuyorum Cenabı Allah bana diyorki bunları gündeme getirmez görmez kulağını tıkarsan olmaz diyor ben bir insanım Cenabı Allahın kuluyum onun adına hizmet şükür ve ibadet önemli hemde çok önemli.sakın ola bana bedavaya kızmayın benim bazen bu eksikliklerden çok içim yanar Cenabı Allaha derim şuanda yetkim olsun gördüğüm her olumsuzluk için hemen gereğini yaparım bundan hiç kimsenin bir gram şüphesi olmasın bakın rahatsız oluyorum hemen yazıp sizinle paylaşıyorum bu hizmet kime sana bana öyle değilmi herkes duyarlı olsa herkes sesini yükseltse memleket aşkı sadece sevmekle sessiz kalmakla olmuyor sesinide duyaracaksın benim kendimin reklama ihtiyacım yok beni bilen zaten biliyor.ben memleketini seven adamım duyarlı adamım gerçek bir seven adamım.lafı çok uzatmayayım benim memeleketin dağı taşında ne tür tesis yapıldı ise bunların hertür işi ile ilgilenilsin temizletilsin güzelliklerde kötülüklerde unutulmaz.ama esas olan güzelliklerdir.yol kenarlarında eskiyen çeşme muslukları bunlar gerekirse sütçüler gazetesinde yazılsın hayır sever iş adamlarına çağrı yapılsın.bak ben bu sitede hertür eksikliği yazıyorum.mermer ocakları bozulan tabiat güzelliği bir gün gelecek dışarıya sattığımız şeyleri dışarıdan satın alacağız.hangi akıl kabul eder maden yataklarının tükenmesini ama bunun da bir sonu var.ileride çok pişman olunacak ama iş işden geçmiş olacak.bu dağlar bize her zaman lazım.neyse konu çok uzadı konuyu burda kapatalım Allah Aşkına rica ediyorum şu kafamızı göğe bakmakdan indirelim birde etrafımıza bakalım ve bunada canı gönülden duyarlı olalım siz hizmet yapın bende sizi yazayım bu görevde benim olsun benim burda amacım iyiyi güzeli yakalayalım herşey birimiz adına değil iyilikte olsa çirkinlikte olsa hepimiz adınadır çok geniş düşünelim bu kavramları.tüm okura buradan hürmet sevgi saygı ve selamlarımı gönderiyorum.sizlerde lütfen memleketiniz için duyarlı olun.hoşcakalın.
ADNAN ÖZBALCI
18 Haziran 2014
SÜTÇÜLERDE PEKMEZ ZAMANI AY ABAM GELİVRİN GUVAM YALAN GARİ:pekmez kaynatma zamanı geldi.bağ araları cıvıl cıvıl kahvaltı sofraları dut toplama pekmez kaynatma sabahları taze pekmez soframızda tadıda bir başka olur he.soğuk sular bağ aralarından şırıl şırıl akar koyu ağaç gölgeleri ceviz gölgeleri aniden bağ arasında birbirinle karşılaşanlar ay abam hoş geldin epeydir seni görmedim şimdi nirelerdesin ne iş yapıyorsun anlatıv ay abam demeye başlar ve gördüğün gibi bende aşağıdan bağdan gelirin yaşlılık yoruldum nefes nefese geldim ay abam seni görünce hal hatır sorayım biraz dinleneyim diyerek sohbet başlar.konuşdukça üzülmeler büzülmeler devam eder gider nişleyelim ay abam buraların eski tadı yok sizlerde gidivdiyiz buralar bomboş kaldı ay abam diyerek konuşma devam eder. sonra yine ay abam bahçeye girin kiraz falan var dut erik falan var yen demeye başlar yaşlılarımız gençler sigarayı yakar sohbeti dinler yanındaki genç kız arkadaşlarına veya yeğenlerine sütçüler ve sütçüler kültürünü anlatmaya başlar bunlar böyle bu konular devam eder gider. bizde bağ arası soğuk suları meşhurdur,sohbetleri meşhurdur,bizde sağa sola gezme dedikodumuzda meşhurdur,kim nerde ne yapmış araştırırız sorarız duramayız dedikodusuz ah bir durabilsekama duramayız,bizde özlem hasret giderme çınarın altında meşhurdur dallı içme çay içme dondurma yeme,ooo hoş geldin hoşgeldin deme meşhurdur.anlat bakayım nerdesin ne iş yapıyorsun demek ondan sonra konumun iyi ise baktı işide düşecek hemen lafa girme benim cocukta var yardımcı olurmusun demeye başlar ne demek elbette oluruz deriz.bazıları hemen işinin birden olmasını ister garanticidir olmazsa küser selam sabahı keser bizim böyle garip huylarımız vardır.birbirimizi bazen cekemediğimizde olur benim cocuğum falan yerde derken karşıdakinin cocuğu onun üstünde bir yerde ise adam bir gerilir içinden eyvah der böyleleride cıkar,hep kendinin zeki ve akıllı olduğunu düşünür.bilmezki her yiğit yoğurt yiyişinin farklı olduğunu düşünmez aslında bunlar güzellik adına baktığınızda bir kültür bir güzelliktir biliyorsunuz.kültürü biliyorsunuz insanlar kendileri üretir.maddi ve manevi kültür.bizde her ne kadar fesatlık cekememezlikte olsa bunda da bir güzellik var adam sizi kıskansada kıskanmasada siz çalışıyor mücadele ediyor ve bir yerlere geliyorsunuz ne güzel birşey dimi.siz çalışma yolunda azimle ilerliyorsnuz oda dedi kodunun dozunu artırmakta ilerliyor oda bir iş küçük yerleşim yerlerinde bu tür işlerin olması normaldir anormal değil diğer konulara gelince ben örneğin sütçüler bahçe kokularını özlerim,insanın seni pür dikkat dinleyişini özlerim.seni yargılamalarını özlerim,kıskanmalarını özlerim,dedi koduları özlerim.seni tepeden tırnağa incelemeleri ve senin hakkında bir yargıya varma şekillerini özlerim bak yazıyorum işte bunları neden özlemişimde ondan.bizde şöyle bir kanı vardır hep yüksek te biz olalım başkaları olmasın hayır olsun bence bak ne kadar güzel dimi bak şimdi sen hep yükseklerde olsan sana bu yazıları biz olmasak kim yazacak öyle dimi bizde oralarda olalım bunda bir sakınca mahsur yok dimi iyi oluyor bak yazıyoruz sizde bizi okuyor gülüyorsunuz ne kadar güzel dimi.pazara sabah erken cıkma taze mal alma sarı mehmetler fasulyesi diye bağırma kapış kapış tartırma dimi neler neler cuma vakti namaz ve pazarın dağılması herkesin evine cekilmesi hayatın seki rutin yönüne dönmesi dimi cukurun içidir ama güzel bir yerdir oyunun adı belli oyuncuları belli karakterleri belli ne yapacakları belli işte siz bunları biliyor izliyor ona göre davranıyorsunuz bu oyunun kahramanlarına,keçi sütü dondurma.meşhur sütçüler dondurması,eski bizde duttan pekmezden köftü yapılırdı şimdilerde o kültür yok oldu itti gibi geliyor bana inan olsun tadını özledim dut kurusu ile bir yemesi olur.tadı damağınızda kalır yahu işte beni böyle okuyunda arada bir rahatlayın gülün.inan olsun gurbetciler bu anlattıklarımın hepsini biliyorlar işte bu güzelliğe koşup geliyorlar özlüyorlar anlattığım bu kültürü sonuç olarak pekmezi kaynadalım sabahları zayıf olanlar biraz bol yesinde güçlensin sonra bu pekmezin reklamını yapalım lokumuna alıştık biliyorsunuz en önemlisi ağaçlarımız yaşlandı yerine yenisi yetiştirme düşüncemizi geliştirelim ve dikelim bir dut ağaçı aşağı yukarı on yıl zaman alır birde ödülleri pekmez yarışma ödüllerini başkalarınada verelim hep aynı kişiler kabak tadı verir diğerlerinin moralinide bozar bu ayrıtıyıda gözden kaçırmayalım birde pekmez şiiri varmı bilmiyorum olacak gibi galiba varsa onuda festivallerde okuyalım pekmez festival veya şenlik neyse bunları yaparken bizim kendi insanımızın düşüncelerine türkülerine çalıp söyleyenlerede değer verelim onlarada fırsat verelim hep başkaları bizi eğlendirmesin bizim insanımızın bizi eğlendirmesi daha da başka olur bunlarıda deneyelim.kendi insanımızı söyleyecekleri varsa onlara kısada olsa söz hakkı verelim seslerini duyaralım olmazmı.başkalarına söz hakkı demek bizim kendi içimizde yozlaşmamız demek gibi birşey.hep insanların karnını doyurmakla değil gönüllerinede hitaba önem vermeli öyle değilmi.bizi ayakta tutan bizim kendi kültürümüzdür bizim ürettiklerimizdir.pekmezimizin verimliği bol olsun kaliteli olsun el emeğini korusun.pekmez kültürü bize ait olsun.pekmez şehri sütçülerde buluşmak kavuşmak hasret gidermek umuduyla ve sütçüler girişinede pekmezin anavatanına hoş geldiniz levhasını dikerekte sütçüler pekmezine sıkı sıkaya bağlı olduğumuzu çelikleştirelim.hoşcakalın.mutlu kalın.
ADNAN ÖZBALCI
17 Haziran 2014
NE YAZACAĞIMIDA BİLEMİYORUM YAZ GELDİ HER YER CIVIL CIVIL DÜĞÜNLER, TATİLLER, FESTİVALLER ,ŞENLİKLER, DERKEN ZAMAN YETMİYOR: İçim bir garip tuhaf herşey gönül dünyamı allak bullak ediyor düşünceler yazma kabiliyetimi zorlaştırıyor neyi yazsam nasıl yazsam iyimi yazsam kötümü yazsam eleştirimi yazsam yorummu yapsam ne yapsam bilemiyorum ben ne yaparsam yapayım sonuçta beni mutlu eden birşey yok gibi sanki dünyayı bir nizam bir intizam içinde görmek istiyorum diyorumki herkes ne istiyorsa aklı ile güzellikle istese dünyada savaşlar olmasa insanlar ölmese insanlar birbirini anlasa böyle bir dünyayı arzuluyorum malesef ne yazıkki bu söylediklerim sadece düşüncelerde kalıyor hayat öyle bir şeyki çok güçlü esen bir rüzgar ve bu rüzgarın önünde zayıf kuru bir yaprak gibi bir oyana bir bu yana savrulup gidiyoruz.insan oğlu kafasında taşıdığı aklı iyi kullanamıyor dili iyi kullanamıyor ne düşündüğünü iyi söyleyemiyor iyi iletişim kuramıyor böyle bir belirsizlik içinde aklın mükemmelliğini arıyoruz sadece aklın bu mükemmeliği çok az insanda olup bizde onların o aklı sayesinde ayakta kalmaya çalışıyoruz onların düşündüğünü bırak yaptıklarını ve o mantığı anlattıkları halde o mantığı anlamıyoruz düşünebiliyormusunuz.ben bu ekranlarda insanlara mutlu güzel bir hayatı hayal mahsulu olarak yazıyorum çok denemeci var çoğunuda beğenmiyorum veya beğenemiyorum çünkü o yazılarda ne kendimi ne duygularımı ne düşüncelerimi nede gelecek adına beklentilerimi bulamıyorum onları elimin tersi ile itiyorum diyorumki ben beni anlayacak adamı arıyorum derdi dertlerim olsun acıları acım sevinci sevincim olsun ben okuduğumda beni rahatlatsın gerekirse geçmişe özlemle beni ağlatsın geleceğe umutla beni sevindirsin.benim doğal bir halim olmalı yemeğin içine çok güzelleşsin diye aşırıda çok baharat koymamalıyım yemeği lezzetlendireyim derken hazır tadıda bozmamalıyım.ben herkesin insanı herkesin yazarı olmalıyım sevdiklerimle arkadaşlarımla kol kola güle eğlene hayatı oynaya zıplaya tadını cıkarırcasına yaşamalıyım o aşkı onlara o samiiyeti o güzeliği onlara vermeliyim.okur benim dışımdaki dünyayı değil içimde ki dünyayı anlamalı beni gördüğünde sizlerin çok güzel dünyalarınızı bu ekrana taşıyacağım herşeyi çok çirkinleştimdeden güzelleştirerek anlatacağım ben bu dünyada disiplinin bozulmasından müzdaribim disiplin bozulunca herşey bozuluyor disiplin bir düzeni gerektiriyor disiplin olmazsa düzen olmaz düzen olmazsa huzur olmuyor ne dedik elleme benim cocuğuma sanane, elleme benim özel hayatıma dedik,ne dedik ben istediğim gibi yaşarım dedik ne dedik istediğim gibi giyinirim istediğim gibi konuşur istediğim gibi gezerim dedik demeye dedik ama başkalarıda bu veriler ölçüsünde bize istediği gibi davrandı ölçü bozuldu ciddiyet bozuldu saygı sevgi bozuldu sağlam olan geriye ne kaldı hiçbirşey yok ettiğimiz şeylerde güzellik arıyoruz disiplin arıyoruz varoluş arıyoruz artık bundan sonra herşey beyhude günümüzde insan insanı anlamaz oldu sadece anlamanın yerine seyreder oldu.şuanda seyir halindeyiz herşey kaderiyle başbaşa lüksün getiri rahatlık olabilir ama derin bir maneviyat olamaz ben bugünlük konuyu burda kapatalım rahat olun ben sizin dünyanızı tek başınada olsa siz konuşmasanızda birşey demesenizde ben sizin sizin sessiz dünyanızı anlarım.bugün böyle diyelim yarına güzel yazacak inşallah bir malzeme bulurum.siz evinizde yemeğinizi yiyin çayınızı için benim bu acı ve ızdıraplarla dolu dünyamı okuyun beni anlayın herkes bütün derdini sevincini içine atar ama ben yazar ve paylaşırım ben insanın kim olursa olsun ne olursa olsun bilgilerinin toplumla paylaşılması inancı ve felsefesindeyim ben sadece dünyada fiziki portlemle insanlarda izlenim ve düşünme yaratma fikri bana ters geliyor ben böyle bir hayatı yaşamak istemiyorum benim manevi bir yönüm olmalı,yani manidarlığım olmalı,ben bu topluma katkı sağlama adına varsın benim saçlarım beyaz olsun beyazlasın sıkıntı olsun ben bundan çok büyük bir haz alıyorum.ben bir insana şöylesin böylesin deme adına hayat herkesin kendisini bire bir bağlar buna birşey demem.ben insanın üzerinde taşıdı maneviyata çok önem veririm bu her insanın kendisi veya kendisine verdiği değerdir bu çok önemli diğer şeyler beni bağlamaz.insan manidar olmalı.ben bu toplumun göçmüş yerlerini tamir etmeye devam edeceğim.ondan sonra diğer konular.ben nereye gidersem gideyim denizede gitsem sahilde uzansam denizi seyretsem orda bir güzellik bulur onu yazarım.düşüncelerim hep benimle dolaşır benimle gezer benden bir saniyede olsa ayrılmazlar.şunu diyorum kendime ben bu saatten sonra nefretin yanında olmamalıyım orda durmamalıyım beni mutsuz eden ne varsa orda bulunmamalıyım.yaşamak benim için sevinçdir.mutlulukdur haz dır.sizlerde bizde birşey buluyorsanız buyrun aynı kulvarlarda kol kola yürüyelim.birbirimize zarar vermeden incitmeden birbirimizin keyfimizi kaçırmadan birbirimize sevgi saygı çercevesinde hayatı paylaşalım,hayatı güzelleştirelim.güzellikler dünyasında var olmak ve yaşamak umuduyla hoşcakalın.
ADNAN ÖZBALCI
10 Haziran 2014
İNSANIN ETRAFINA DOĞAYA VE ÇEVREYE DUYARSIZ KALMASI BENİ ÜZÜYOR:Evet biz insanoğlu koltuğa oturdukmu dünyayı o odanın içinden o binanın içinden ibaret zannediyoruz demiyoruzki ya dışarıda ki insanların dünyası nasıl ne gibi sorunlar var çevreyi gezelim hiç olmazsa aylık yıllık etrafa bakalım hep şikayet bekleyerek bu işlere yaklaşmayı ve çözmeye bekleyelim demiyoruz bu işlere duyarsız kalıyoruz belki bizlerin keyfi rahatı iyi olabilir ama dünya bundan ibaret değil bunlar bizi mutlu etmez ve başarıyada ulaştırmaz bazen yönetici işci gibi olmalı merak etmeli nerde ne pislik nerde ne eksiklik var buna bakmalı ayda hiç olmazsa araca binip şöförune şunu demeli beni şöyle etrafı dolaştır evladım şu şehrin sağında solunda önünde arkasında ne var nereler yıkılmış dökülmüş bir bakayım demeli ben öyle eksiklikler görüyorumki aklınız hayalaniz durur ben ısparta yaşıyorum mahalle muhtarı bile öyle duyarsızki evinden dışarı çıkmıyor sağı solu dolaşmak istemiyor örneğin otobus durakları demirleri boyasızlıktan paslanmış üstlerini gençler kırmış yağmur yağıyor duraktaki oturaklar su alıyor ve çürüyor herşey kaderine terkedilmiş işte bunlar beni üzüyor eğer gerçekten bir işi hakkınla yapmayacaksan bu işlere gönül verip bu işleri yapacağım diye ortaya çıkmayacaksın ben şöyle düşünüyorum bizde bir eksiklik var personele güveniyoruz personel bu işi yerine getirmiyor amire güveniyorsun o müdür bu işe bakıyordur diye oda ilgisiz kalıyor dolayısı ile bütün olumsuzluklar yerinde sayıyor yönetici yönettiği kurum veya yeri işletme işletir gibi düşünecek çok geniş düşünecek etrafa duyarlı olacak geçen yıl parklara gittim çeşmenin muslukları bozulmuş etraf çöp kül ağaçlar budanmamış küçük demir elektrik direkleri çürümüş oturaklar çürümüş değiştirilmemiş her taraf bakımsız telefon ettim gelmişler küçük bir tamir herşey yine kaderine terkedilmiş bu şikayetlerimi yetkilere bildirdim sonra haberlerde öğrendim bakım yapılıyor iyi güzelde aslında bunlar biz demeden yapılmalı neresi olursa olsun kim olursa olsun ister köy ister şehir ister büyük şehir büyük bahanelerin arkasına sığınarak kendimizi haklı göstermek bizi kurtarmaz haklı hale getirmez bizde toplumda bir mantık var herkes öyle yapıyor bende öyle yaptım bu şudur kendini haksız bile olsa haklıymış gibi gösterme denir buna öyle bir insan olacağız ki öyle bir lider olacağızki kimse bizi olumsuz yönümüzle eleştirmesin eleştiremesiz buna müsade etmeyelim ben bunları niye söylüyorum biliyormusunuz benim yazdığım bu konularda deneme yazısı ben dünyaya bakışımı anlatırım doğrudur demem sadece düşüncemi söylerim yani insanın kendinden çok emin bir kişiliğe sahip olması için bu işleri rutin hale getirecek açıkça söylüyorum çok şikayetimiz oluyor telefon numaraları bırakıyoruz abi bir ilgileniyoruz halbuki alakası yok neden ben şikayetci isem o işin sonucundan bana bilgi vereceksin beni arayacaksın beni aramadığın iş duyarsız kaldığın iş demektir bunun başka alternatifi yok ben amir olsam bunları enine boyuna sorgularım insanımı korurum korumaya alırım bana güvenin demem bana güvenecek unsurları işleri icraatla ortaya koyarak kendime güven tesisini öyle sağlarım.çevre pismi temizlettiririm ağaçlar susuzmu sulattırrım etrafta boyasız kalmış bir sürü demir veya duvar tamir ettirir boyatırım öyle yerler bakımsızlıktan kokar hele geliyor ki aklınız durur taviz çok taviz dünyada en kötü şeylerden bir tanesi iyi değil herkes işini yapacak ve etrafa duyarlı olacak.iş başka birşey arkadaşlık başka birşey liderlik başka birşey mesafe olacak arada düşünün bir işletme işletiyorsunuz ücret ödüyorsunuz işletmede kazanç ve verim yok başarı sıfır burda bir musabe bozukluğu ve işletim hatası yokmu var para ödüyorsam onun bedeli olması lazım dimi.şehri bir insan vucudu gibi düşün onu banyo yaptıracaksın yani temizleyeceksin ama neresi kir neresi temiz bakmadan gözleri kapayarak insan yıkamak gibi birşey bu şehrin rutin bakımları olur günlük haftalık aylık yıllık neresi olrsa olsun bu böyle olmalı ben birgün küçük yaşta çalışırken küçük derken 19-20 yaşları bir yönetici gördüm hayran kaldım adama dik duruşu ciddiyeti işe sadakatı işci ile ilişkileri ve işe olan hakimiyeti herşeyi sorguluyor geziyor ve dolaşıyordu herkes ondan cekiniyor ve işini tam yapıyordu baştaki sonsuz ciddi ve işinde samimi idi eğer böyle tip insanları kendimize örnek alacaksak biz buna model alma diyoruz böyle iyi model olmalı ve bizde bu modeli kendimize almalıyız.ben fakirhane gönlümde dünyayı böyle düşünüyorum daha yazacaklarım ve sorgulayacaklarım çok ama bu buraya yazmaya okumaya okur bıkıyor onun için kısa yazıyorum.ne olursunuz işimizi iyi yapalım bizi mahveden perişan eden gurur dan uzak durmalıyız.aman ha gurur boşyere gurur benim burdaki söylediklerim genel sorunlar bunlar. Düşüncelerimiz üç beş kişiyi mennun edecek halde olmamalı kim olursa olsun ne olursa olsun herkesi kucaklayacak bir düşünce olmalı çünkü sevgi bütünlük ister esas sıkıntı şu bizler düşünüyoruz homurdanıyoruz somurdanıyoruz ama derdimizi ne söylüyor nede anlatıyoruz ondan sonra karşıdaki haklı sen sesini cıkarmazsan tabiki herkes duyarsız kalır hepimize görev düşüyor iyi bir dünya kurmak temiz bir şehir görmek ve yaşamak istiyorsak duyarlı olalım ben aslında böyle demekle ve yazmakla ısrarcı değilim ama dünya böyle dünya bizden bunu istiyor ben istemiyorum yazan bir adamım bunlar bu dediklerim yerine gelirse sizlerde mesut bahtiyar olursunuz dünya güzel olur birlik olur güç olur büyük toplumları bir aile yönetir gibi düşünün çocuklarınız var hepsine adil ve eşit davranın bana göre adalet ve hukuk dünyanın temeli sizler beni okuyorsunuz lütfen beni anlayın ben ağım şahım öyle bir adam değilim fakirhane çok duygulu acıma hissiyatı yüksek etrafa cevreye duyarlı bir insanım bu düşünceler benimle benim bedenimde toprağa gitmesin içimde kalmasın belki beni okuyup anlayan olur.temizlik her zaman diyorum medeniyettir.bunu bilmekte fayda var.temiz ol medeni ol diyorlarya.temiz olalım medeni olalım ve çevreye ve dünyaya duyarlı olalım hoşcakalın mutlu kalın.
ADNAN ÖZBALCI
09 Haziran 2014
BURASI GÜLLER ŞEHRİ, GÜL ŞEHRİ ISPARTA: Evet Bu cumartesi sabah kalktım Üniversite Açık öğretim fakültesi sınavlarına gideceğim otobuse bindim otogarda indim otuzevlerden geldiğim için iki otobus değiştiriyorum. sabahın mahmurluğu var üzerimde bundan kurtulur kurtulmaz bir anda silkindim bir baktım etrafta renga renk güller otogardan üniversiteye uzanan orta revüş renga renk güllerle dolu bunları seyretmek sanki kokularını alıyor gibi olmak beni duygulandırdı bir anda heyecanlandım dedimki ben niye güller diyarı gül şehri veya ısparta güllerini kaleme almadım bu dünyayı okura sunmadım kendi kendime canım sıkıldı.ıspartaya girerken otobusten sağınıza solunuza baktığınızda renga renk güller sizi karşılıyor size gül şehrine hoş geldiniz der gibi gönlünüze mutluluk saçıyor sizi çevre görüntüleri mutlu ediyor size adeta şunu dedirtiriyor hakikaten ısparta gül şehri güller şehri her ıspartalı güle aşıktır. gül; sevginin ve sevdanın insana sunuş sembolüdür biliyormusunuz her gülün ayrı bir manası vardır çoğu evlerin önünde gül vardır ıspartalı evine girerken gülü koklayarak girer evine üniversite bahçesinde kampusu geziyorum her taraf renga renk gül doyamıyorum o güzelliğe o kokulara sanki etrafa esans dökülmüş şımartıyor insanı belediye şehri güzelleştirmek için çevreye gül dikimine ayrı bir önem vermiş. şehir bir gül şehri güle aşık ıspartalı yazı güllerle karşılıyor gül ıspartanın herşeyi sembolu sevgisi sevdası aşkıdır gül.sabah gülü kaleme alacağımya siteye baktım yine gülle ilgili haberler dedim gülü yazma zamanı gelmiş uğruna festivaller düzenleniyor güller şehri ıspartada gülden her türlü mamul üretiliyor banyonuzda şampuan sabun odanızda gül kolonyası ,krem, lokum, gül şerbeti, tesbihler bunlar gül kokuyor gül var içlerinde gül suyu ,gül parfümü gülden çok şey üretilmeye başladı.istanbul çağlayanda küçüklüğümde gürsel mah.bahçeler caddesinde cocukluğum geçti yıl 1972-1975 yılları arası Reşat amca vardı ev sahibimiz kiracıydık orda otururken bahçe içinde idi ev Reşat amca çiçekleri ve güzel kokan ağaçları yetiştirir orası türül türül kokardı bambaşkaydı o zaman istanbul şimdi büyük şehirler de ne o insanlar nede o bahçeler kaldı. aklım istanbulla ısparta yı kıyasa gitti bu yazıyı yazarken şunu dedim kendi kendime bu şehre geleli 12 yıl oldu neden gülü içime alamadım neden gülden bahsetmedim kendime bunu sordum aldığım cevap kendimden şu oldu ıspartanın gül şehri olduğu inancı bende zayıf kalmışta ondan bu şundan kaynaklanıyor güle ilgi gittikçe büyüyor ve raklamıda yapma güllerlede tanıtılıyor.gülün her tarafta çoğalması ve güle ilginin yoğunlaşması benim de dikkatimi ceker ve güle kafa yorar oldum dikkatimi cekecek noktaya gelmiş geçiyor olması bana birkaç kişi 5-6 yıl önce abi ıspartada gül görmeriyoruz diye bana sormuş doğruda söylemiş çokda moralim bozulmuştu artık ıspartalı uyanışa geçti şehri gülle donatmaya başladı yapılması gerekende belki buydu gül elbette vardı şehrin dışında yamaçlarda yetiştiriliyor ve toplanıyordu kimse görmüyordu reklam ve her türlü tanıtım eksikliği vardı ama bugün gülün kokuları ve renga renk güllerle şehrin donatılması süslenmesi ve insana ince bir mesaj vermesi beni açıkça şımartıyor herşey demekle olmuyor icraat bugün bu icraatlar yapılıyor gül kendini gösteriyor kokusunu etrafına yayıyor ve güller şehri ısparta dedirtmeyi başarıyor. işte bu anlattıklarımın bende eksik olması gülü yazmama sebebiyet vermiş. ben aslında hep güzelliğinle başlayıp kapatmak isterdim ama biz daha gülün kıymetini yeni anlar oldukta ondan üzüntüyle bunları söylüyor ve yazıyorum ben ıspartalıyım, ıspartalı olmakla gurur duyuyorum bu şehrin insanı olmak ve bu kimliği taşımaktan mutluyum ama güzelliğinide eksikliğinide söyler ve yazar isek samimi olduğumuz ortaya cıkar.güller diyarı sevgiler sevdalar diyarı ,güzel gül kokuları diyarından sizlere bu ekranlardan gül ve gül kokuları gönderiyorum gül kadar güzel gülün kırmızı güzellliği kadar aşk sevgi ve sevdalar sizin olsun.sizlerede gülle beraber olmak gülle yaşamak güller yetiştirmek nasip olsun.güller şehri ıspartadan yurdun her tarafına selamlar.sizlere bu ekranlardan kırmızı güzel kokulu ısparta gülü gönderiyorum tam anlatamadım ama olsun mutlu kalın hoşcakalın.
ADNAN ÖZBALCI
05 Haziran 2014
BİZİM ORALAR DAĞLIK BÖLGE ŞARTLAR İMKAN VERMİYOR: Evet gönül herşeyi istiyor istemesinede engeller buna imkan vermiyor buna dersin.düz araziler yok düz yollar yok yaşamak için umut ta yok ama doğa harikası bir yer bizler üzerimize düşen her görevi çoğu insanımız yerine getirdi her tarafını yazdık çizdik anlattık dertlerimizide zaman zaman dile getirdik ama halen yerimizdeyiz yapacakta birşey yok çoğumuz oraları iş imkansızlığı yüzünden terkettik doğduğumuz yerler değil doyduğumuz yerlerde yaşamaya başladık çukurun içinden çok gökyüzünü seyrettik umut aradık ama onuda bulamadık.bunlar bizim ayıbımız değil çoğrafyamız çoğu şeylere müsait değil dağlık bölge temennimiz teselli adına buralara küçükte olsa birşeyler sıkıştırabilirmiyiz temennimiz bunlar oldu.diyoruzya umudun bittiği yerde herşey biter evet umutlar bitti ama memleketimizi çok seviyoruz yeşilliği harika ve doyumsuz yazları beyler yeri beyler konağı küçüktür vatanımız ama içi sıcaktır herkes herkesi tanır çok kavga dövüş olmaz temiz yerdir temiz memlekettir ilçemiz.kendi kültürlerimize son derece bağlıyızdır hatalarımız kusurlarımız varmıdır vardır kendimizi geliştiremediğimiz yönlerimiz varmıdır vardır bunlarda düzelecek ileride maddiyat güçtür biliyorsunuz öyle çok sermayemiz olmadığı için hayat bize güven vermez belki insanlara anlatmak istediğimiz çözmek istediğimiz güven tahsis etmek istediğimiz konuda belkide budur güven eksikliği acık söylemek gerekirse bizde en önemli konuda bu kendimize olan öz güvenimizi olmayışı buda maddi imkanlara dayalı bir iş olduğu için bu güven tahsisini kendimizde oluşturmamız öyle çok kolay bir hadise değil.benim gördüğüm güven eksikliği var bu ap açık aşikar ben bunu insanlarda görüyorum ama dediğim gibi amacım dedikodu değil ama güven eksikliği buda bir gerçek kendinizde öz güveniniz yok ise başkasına öz güven veremezsiniz çok ince hesaplar yapıyoruz başkasına ama oda bize yapıyor .birde bizde acımasız eleştiri ve hoşgörüsüklükte var bunuda görüyorum ön yargı şöyle desek insanda suç varsa cezada var suç işlerse kendi ceker cezasını herkes kendisinden sorumlu deyipte o insana olumlu yaklaşmayı göstersek belkide iyi ederiz çok mesafe alırız insanın insandan korkması ürpermesini düşünebliyormusunuz biraz düşünseniz ne kadar vahşet birşey dimi.insan insandan korkuyor neden ön yargılı baktığı ve düşündüğü için bunlar acı şeyler ama gerçekte yazan adam bizler zaman zaman bazı yazılarımızı süsler püsler okura sunarız bazı gerçekleri saklarız tepki alırız diye aslında bunu yapmamakla söylememekle hata yapıyoruz yalnış yapıyoruz gerçeklerii aslında dürüst bir şekilde söylemeliyizki düzelme aşamasında zamandan faydalanalım iyisin demekle iyi mükemmel demekle mükemmellik olmuyor esas konu aklı iyi kullanmak aklı iyi kullanamaz iyi idare edemezsiniz başarıya ulaşamazınız bizler dedikoduyu bırakıp aklı nasıl kullanırda başarıyı yakalarız buna bakmalıyız işimiz bu olmalı o şunu şöyleymiş bu böyleymiş bizi ileri götürmez herkes kendinden sorumlu herkes önüne bakarken biz içimize bakmalıyız biz halen daha yerimizdeyiz ve hataların içinde yüzmeye devam ediyoruz kendimizi ne değiştirebildik nede geliştirebildik.insan zorda kaldımı çareyi arar bulur ve sorunu çözer yeterki istensin.aklını iyi kullanmış insanların keyfi yerinde neden çözümü bulmuşlarda ondan herşey akıl ve ilim bunu birkere iyi bilmemiz gerekiyor.bizlerde ar çok galiba utandık yıllardır kimseden birşey istemedik ve istemediğimiz içinde buralardayız artık birşeyler isteme zamanı geldi ayıpta olsa isteyelim herkes istiyor birşey olmuyorda biz isteyincemi birşey olacak ayıpsa ayıp para dediğimizin nesnenin hammedesi kağıt,kağıtta bizde çok öyleyse bu kağıtlardan bizde isteyelim olmazmı.hoşcakalın
1 2 3 4 5 ......6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 
Sayfa 1 / 37 1-10 arası / 363 kayıt

Sayfa Üretim süresi :0,0391

© 2011 sutculerliler.com
Sütçüler İlçesi Web Portalı http://www.sutculerliler.com

Tam Ekran